Tuğrul Türkeş’ten zemzem suyu cevabı


Başbakan Yardımcısı Türkeş, Başbakanlık Yeni Bina’da ilk medya toplantısında gazetecilerin suallerini cevapladı. Türkeş, hakkınızdaki disiplin sürecine ilişkin, “Partiye savunmanızı yaptınız mı? Disiplin süreci tamamlanır ve ihracınız gündeme gelirse bundan sonra nasıl hareket edeceksiniz?” sorusuna, “Oradaki sağdan soldan yanaşmış, devşirilmiş, kökten gelen değil daldan aşı olmuşlar benle alakalı karar veremezler. Devlet Bey’den talebin 1 ay zaman var, 4 Ekim’de kongreyi toplarlar, biz kendi camiamıza sorarız. ‘Tuğrul, MHP’yi iktidar yaptı, Tuğrul, ülkücülere iş, aş, ekmek kapısı açıyor devlette, biz de buna kızdık, biz sistemi kilitlemek istiyorduk, gelin ey ülkücü camia, gelin ey milliyetçiler, gelin ey dünden bugüne MHP’ye gönül vermişler, buna bir karar verelim, Tuğrul’u atalım mı, atmayalım mı’ bir onlara soralım. Orada üç partinin mandalını aşındırıp ikisini batırmış, gelmiş adam, saygısız soyadımı da bilmiyor herhalde… Kaç tane parti gezdi, cahil” cevabını verdi.

“DEVLET BEY’İN ÖFKESİNİN DİNMESİ LAZIM”
MHP’den milletvekili aday adaylığı için başvuru yapıp yapmayacağının sorulması üzerine Türkeş, “Hayır, şu safhada Devlet Bey’in hiddetinin dinmesi lazım. Kendisi çağrı ederse değerlendiririm. Daha evvelki belki bilmediğimiz bir şeydir. Ben hiç kendi keyfime gidip adaylık müracaatında bulunmadım. 2007 seçimlerinde Sayın Genel Başkan telefon etti ve büyük bir ısrarla diye konuştu ki ‘Bu ayrılık yeter, gel, Meclis birlikte girmemiz lazım’ dedi. Dosyamı sağ olsun hazırlatmıştı. Ben yalnızca bir imza koyup ihtiyaç duyulan evrakı verdim. 2011’e geldi, tekrar Sayın Genel Başkanımı ziyaret ettim. ‘Ben milletvekilliğini müktesep hak olarak görmem. Devam ediyor muyuz yoksa Tuğrul bir dönem çalıştın sağ ol mu diyorsunuz bana bu bilgiyi alayım’ dedim. O da ‘hayır hayır sen evrakını ver devam edeceğiz’ dedi, öyle devam ettim. 2015 7 Haziran’ı öncesinde de tekrar sordum, kendisi ‘evrakını hazırla hem de çarşamba sabahı birlikte dilekçelerimizi vereceğiz’ diye konuştu ve genel başkanımızın takdiri doğrultusunda verdim. Onun için bugün de benim kendi aklıma göre gidip oraya kaşeden dosya koymam mevzubahis değil. Genel Başkanım beni ihtiyaç duyulan görürse daha evvelki üç seferde yaptığı gibi o beni çağırır ben de gider dosyamı veririm” ifadelerini kullandı.

“SEN KİMİN PARTİSİNDEN KİMİ ATIYORSUN?”
Türkeş, hakkındaki partiden atılacağı iddialarına yönelik sual üzerine ise, “Beni oradaki sarhoşlar ve çakallar partiden atacaklarını söylüyorlar. Sen kimin partisinden bir takım atıyorsun. Buna tabanın karar vermesi gerektiğini söylüyorum. Türkiye bir seçime gidecek o seçimden önce MHP tabanının bu konuda net tavrını sergilemesi gerektiğine inanıyorum. O bakımdan bugün ben çağrı yapıyorum. 1 ay sonrası için yeterli zaman vardır. Olağandışı bir kongre toplarlar ondan bahsediyorum” dedi.

“İKİ SARHOŞ ÜÇ BEŞ ÇAKALI SİZLER BULACAKSINIZ”
“İki sarhoş, üç beş çakal’ diyerek kimleri kastediyorsunuz?” sualine Türkeş, “İki sarhoş, üç beş çakalı kastediyorum. Bir hafta içerisinde benim hakkımda laf etmeye kalkan iki sarhoş, üç beş çakaldan bahsediyorum. Medya bildirilerini, izahları ve gazete röportajlarına bakarsanız hangi iki sarhoş ve üç beş çakal olduğunu sizler bulacaksınız” cevabını verdi.

“BU DÖNEMDE BİR TAŞ BİNAYLA UĞRAŞMAYI GEREKLİ GÖRMÜYORUM”
“MHP’nin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitmem istikametinde bir kararı var. Evvelce iki MHP’li yöneticinin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüştüğü belirtilmiş hem de onun siz olduğunuz iddia edilmişti. Bununla alakalı ne düşünüyorsunuz?” sualine yanıt veren Türkeş, “Devlet Bey’in de saklı görüştüğü söyleniyor, onlar açıklık kazanmadı. Kaldı ki de bir tek ben gitmedim, Koray Aydın Bey de Meclis Başkanvekili olarak Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret etti. Türkiye’nin anarşi ve terör çemberine düştüğü bir dönemde 6.5 milyon işsizimiz var, bunun 3.5 milyon üniversite mezunu. Bu dönemde bir taş binayla uğraşmayı ihtiyaç duyulan görmüyorum” şeklinde konuştu.

“ANAYASA YOKSUNLARI…”
Başbakan Yardımcısı Türkeş, “Hakkınızda çeşitli iddiaları ile getirildi. Bakanlık istediğiniz söylendi. AK Parti’de devam edeceğinize yönelik bir olasılık var mı?” sualine ise şu yanıtı verdi:
“Anayasa yoksunları. Ben koalisyona girmedim. Onlar hukuka uymuyorlar, önce atmaya karar veriyorlar sonra hukuku mu uyduruyorlar diyorsunuz. Ben MHP’de bunun yapılacağına olasılık vermem. Allahın izniyle da öyle bir şey yapmazlar lakin benim yargı yolum açıktır. Neden beni atmak isteyenlere sormuyorsunuz. Başka bir söylemle ‘ben hala MHP’deyim’ diyorum. ‘Gel buradan aday ol demeyip de hukuku uydurayım, partiden atarım’ diyen adam, benim AK Parti’den aday olmak istediğimi düşünüyordur herhalde. Benim halihazırda öyle bir düşüncem yok.”

“MHP YÖNETİMİ 7 HAZİRAN’DAN BERİ İSTİŞAREYE KAPANDI”
“Kurultay çağrısı yaptınız, ‘liderlik dile getirmedim’ dediniz. Yöneticilere yönelik ifadelerden dolayı partide bir idare problemi olduğunu düşünüyorsunuz. Değişim olması istikametinde bir çağrınız var mı?” sualine Türkeş, “Halen Sayın Genel Başkanım orada oturmak istediği arzusunu yinelediğine göre demek ki bir liderlik problemi değil. Bu safhada yalnızca benim yaptığım işin taban tarafından değerlendirilmesi gerekir. Ha lakin saygıdeğer genel başkanım bunu bir liderlik yarışı haline getirmek isterse onun takdiridir. Onu o zaman değerlendirir. MHP yönetimi, 7 Haziran’dan beri istişareye kapandı. Şu anda benim gündemimde o yok” karşılığını verdi.

“BABAMIN MEZARINA GELDİ DİYE HİÇ KİMSEYİ SUÇLAYAMAYIZ”
Türkeş, “Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte babanızın kabrini ziyaretinizden sonra kabrin zemzem suyuyla yıkandığı gündeme geldi. Bununla alakalı bir değerlendirmeniz olacak mı?” sualine ise, “İyi etmişler. Babamın kabrine her kim ki gül suyu, zemzem döktüyse Allah onlardan razı olsun. Bunu neden siyasi bir tartışma haline getirdiler. Bunu da anlayabilmiş değilim. Orası benim babamın mezarı. Bugün görev yaptığım arkadaşlarım, lütfedip, incelik gösterip başta Sayın Davutoğlu olmak üzere diğer üç başbakan yardımcısı da babamın kabrine teşrif edip bir Fatiha okuduysa Allah onlardan razı olsun diyebilirim. Bunu nasıl bir tartışma haline veyahut nasıl bir hiddet haline getiriyorlar bunu anlayabilmiş değilim. Sayın Başbakanla bir sohbetimiz esnasında kendisi arabayla geçtiği zaman rahmetli babam gibi bir hayli yerde yalnızca babamla alakalı değil İstanbul’da daha evvelki çok kıymetli, dini abide, şahsiyetler dahil, birçoğunun kabrinin yanından geçerken kendisi dua okuduğunu ifade etmiştir. Oradan çıkan bir sohbetin neticesinde Anıtkabir çıkışında ‘bir gidip Fatiha okuyalım’ dediler, lütfettiler, haysiyet verdiler. Babamın kabrine geldi diye hiç kimseyi suçlayamayız ancak onlara müteşekkir oluruz. Lakin gül suyu ve zemzem suyu dökenler aynı nispette müteşekkirim” ifadeleriyle yanıt verdi.

“MÜHİM BİR TEHDİT YOK”
“Görevi kabul etmenizin akabinde tehdit alıyor musunuz? Bunlarla alakalı hukuki bir süreç başlattınız mı?” sualine Türkeş, “Hayır. İnternet sitelerinde üç beş ehemmiyetli şeyler var, ehemmiyetli bir şey yok” cevabını verdi.

“BU SORUNUN MAGAZİNE GİRİP GİRMEDİĞİNİ TARTIŞIRIZ”
“MHP’li yöneticiler sizle alakalı izah yaparken soyadınızı kullanmadan isminizle hitap ediyorlardı. Partideki asansörden isminiz silindi. Nasıl düşünüyorsunuz?” suali üzerine Türkeş, “Bu mevzunun magazine girip girmediğini tartışırız. Onun için ben de yanıt verip vermemeyi tartışırım” dedi.

“ESKİ DÜKKANDA DEDİKODU BU MU?”
Tuğrul Türkeş, “Sayın Alparslan Türkeş’in büstü dışında eşyalarınızı evvelce toplamışsınız. Sanki resmi mektubun gelmesinden evvelce toplandığınız istikametinde iddialara var, ne düşünüyorsunuz?” yönündeki soruya, “Bizim daha evvelki dükkanda öyle mi diyorlar. Bizim daha evvelki dükkanda dedikodu bu mu? Genel sekreter, söylemeyeyim adını, önce kendi odasını duvar kağıdı filan dekore ettirmiş, ‘kendi odasındaki dekorasyonu beğenirse genel başkan yardımcılarının da odalarını boyatacağız veyahut duvar kağıdı yapacağız’ dediler. Devlet Bey’in ceketinin arkasında ek zannettiğimiz şahsiyetten bahsediyorum. Ondan sonra benim duvarda haritalarım vardı, onları çerçeve değişimine yolladım lakin partideki yeni dekorasyon konusundaki alakalı arkadaşların zevkine herhalde hitap etmiş olmayacak ki duvar ne boyandı ne de duvar kağıdı oldu. Bir iki aydır ondan sebep beklemekteyim. Şimdi bunu bir yalan sebep olarak göstermek istiyorlarsa başka bir söylemle beni atsalar dahi isim vermeyeceğim lakin bu konuda zil takıp oynayanların hiçbiri Türk siyasetinde Yıldırım Tuğrul Türkeş’in ifa ettiği görevleri göremezler. Maharetleri, hünerleri var idiyse Devlet Bey’in arkasında kareye girmek yerine konuşsalardı bugüne kadar. Onun için de hiç öyle yalan sebep üretmesinler. Efendi odasını süslendikten sonra bizim odalara da boya yaptırsaydı haritaları geri asacaktım. O zaman da bu iddialar olmayacaktı” cevabını verdi.

“7 HAZİRAN’DAN BERİ HER ŞEYE ‘HAYIR’ DEME MEVSİMİ BAŞLADI”
“Bakanlık önerinini almadan önce MHP’nin siyasi gidişine yönelik endişeniz olmuş muydu?” sualine şu yanıtı verdi:
“Birçok defalar oldu. Şu anda birçoğunu gizliyorum lakin bir başlık açayım. Türkiye’de bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olacağı ve halk tarafından seçim yapılacağı evvelce beri biliniyordu. Bu konuda MHP’nin kendine yakışır, kendine has bir aday çıkartması gerektiğini bir hayli kereler hem arkadaşlarımla sohbetlerimde hem de saygıdeğer genel başkana ilettim. MHP’ye yakışır, Türk milliyetçiliğini temsil eden, iyi bir cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini ifade ettim. Bu tip bir hayli konuda istişareler bugüne kadar yaptık lakin 7 Haziran itibarıyla her ne sebepleyse istişare kapandı ve her şeye hayır deme mevsimi geldi, fikrimiz sorulmadı, sorulsaydı kendilerine fikirlerimizi söylerdik, paylaşırdık. İkincisi, Ankara’da olduğum halde bana haber verilmeden yapılan Başkanlık Divanları’nda ne konuşulduğuna ile alakalı bir fikrim yok. Onun için Anayasal bir hükümet olan seçim hükümetiyle alakalı ‘gir, girme’ diye rastgele bir tebligatın yapıldığı, özel sohbetin yapıldı veyahut da MHP Grubu’nun toplandığı hiçbir ortam olmadı.”

“HAYIR’ DEME ALIŞKANLIĞINDAN OLMUŞ OLABİLİR”
Dün akşam Meclis’te 11 bağımsız bakanın yemin merasimi esnasında “Hiçbir şekilde HDP ile yan yana gelmeyiz’ diyen MHP, yemin ile alakalı HDP birlikte ‘hayır’ reyi kullandı. Bunun sizin bakanlığı kabul etmenizin rövanşı olarak yorumlandı. Ne düşünüyorsunuz?” suali üzerine Türkeş, “Bu ‘hayır’ deme alışkanlığından olmuş olabilir” dedi.
AK Parti’ye geçip geçmeyeceğine yönelik suale Türkeş, “Şu ana kadar Adalet ve Kalkınma Partisi’den bana yönelmiş böyle bir çağrı ve talep olmadığı gibi ben de her fırsatta MHP mensubu olduğumu, Başbakan Yardımcılığı görevini, MHP milletvekili olarak yaptığımı ve saygıdeğer genel başkanımızın daha evvelki üç seçimde olduğu gibi bana ihtiyaç duyması halinde MHP’den müracaat edebileceğimi ifade ettim” cevabını verdi.
“Sizin attığınız adımlardan sonra MHP’nin oyunda nasıl bir oynama bekliyorsunuz?” suali üzerine şu ifadeleri kullandı:
“Bu benimle alakalı değil. Bunu MHP’nin şu anda yönetimde olduğunu düşünen şahsiyetlerine sormanız gerekir. Geçenlerde bir iki televizyon programları vardı, onlara da ikaz notları yolladım. İki üç tane programa katılan saygıdeğer konuşmacı, ‘Efendim Tuğrul Türkeş MHP’nin oyunu ne kadar böler, ne kadar oradan oraya transfer eder’ diye konuşma yapıyor. ‘Ben hala MHP’deyim, MHP’li olarak başbakan yardımcılığı yapıyorum’ dediğim yerde MHP’nin reyi şayet bölünecek idiyse veyahut ileride bölünecek ise bu suali ‘Tuğrul’u MHP’den atalım’ diyenlere sormanız gerekir. Bana neden soruyorsunuz, benle bir alakası yok.” 

SİNAN USLU 

Bir önceki yazımız olan AK Parti’de aday adaylık süreci sona erdi başlıklı makalemizde aday adayı, ak parti ve haber hakkında bilgiler verilmektedir.

Tuğrul Türkeş’ten zemzem suyu cevabı

log in

Don't have an account?
sign up

reset password

Back to
log in

sign up

Captcha!
Back to
log in
Free BoomBox WordPress Theme